köşkvefatmanşetsportrafikkazaeğitim
DOLAR
30,9085
EURO
33,4368
ALTIN
2.011,76
BIST
9.344,97
Köşk Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Köşk
Az Bulutlu
16°C
Köşk
16°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Açık
20°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
20°C

Bengi Aktaş

İngilizce Öğretmeni

E-Posta: bengiaktas@icloud.com



Bir yeni dil bildiriminiz var!

18 Eylül 2022 00:15
A+
A-

Her ne kadar yeni neslin getirileri ya da hayatın olağan akışı olarak değerlendirilse de günümüzde dil öğrenmek diye bahsettiğimiz yapının doğrusu dil edinmektir. Dil bir yetenektir ve bu durum onun edinim eylemi ile bütünleştiğinin kanıtıdır. İngilizce ya da bir başka yabancı dili öğrenmeye çalıştığımız için yapıyoruzdur belki de en büyük yanlışı, edinmek gerek. Çünkü edinmek ile bahsettiğimiz başarı aslında tam olarak yeni dil ile bütünleşip kendi anadilimizden tamamen sıyrıldığımız paydadadır.

Yeni bir dil edinme aşamasında birçok uzman tarafından desteklenen bir yöntem olan anadil döngüsüyle kazanımdan bahsetmek istiyorum. Edinim sürecinin en görkemli noktası maruz kalmaktır. Birçok insanın İngilizce öğrenmek amacıyla İngilizce anadilli ülkelere seyahat ettiğini ve belirli bir süreden sonra döndüğünde dili edindiğine şahit oluyoruz. Bu anadil döngüsüyle edinimin en basit örneklerindendir. Gittiği bölgede kişi yeni dile maruz kalmış ve iletişim kurmak için o dili kullanma zorundalığını tatmıştır ve dili dört ana temelde (okuyarak, dinleyerek, yazarak ve konuşarak) öğrenmiştir. Tam anlamıyla duyarak, taklit ederek, görerek kazandığımız bir iletişim aracından bahsediyorum, tıpkı bebeklik döneminde anadilimiz olan Türkçe dilini kazandığımız gibi. Demem o ki, anadilimiz haricindeki bir dili edinmenin en kalıcı yolu tıpkı bebeklik ve çocukluk dönemimizde yaptığımız gibi görerek, işiterek, taklit ederek ve yazmaya çalışarak deneyimlemedir. ‘’Günde 3-6 saat grammar (dilbilgisi) çalışıyorum.’’ ya da ‘’Kelime ezberim çok iyi aslında.’’ gibi cümleler mevcut edinim düzeyimizle havada kalıyor. Farklı bir dili edinmek istiyorsak, hayatımızın her alanında o dili yaşatmamız lazım. Kısacası, dilin asıl işlevini yerine getirmek için dili öğrenirsek, daha başarılı oluyoruz.