enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,8148
EURO
35,0974
ALTIN
2.495,38
BIST
10.743,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Adana
Hafif Yağmurlu
33°C
Adana
33°C
Hafif Yağmurlu
Cumartesi Az Bulutlu
33°C
Pazar Az Bulutlu
34°C
Pazartesi Az Bulutlu
34°C
Salı Az Bulutlu
34°C

Müftü Meral’den kutlama mesajı

Köşk Müftüsü Muhammet Meral Camiler ve Din Görevlileri haftası dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.

Müftü Meral’den kutlama mesajı
7 Ekim 2020 16:22
990
A+
A-

Müftü Muhammet Meral yayınladığı mesajda;

“1-7 Ekim, Camiler ve Din Görevlileri Haftası olarak kutlanmaktadır. Bu hafta vesilesiyle her yıl bir konu seçilerek etraflıca değerlendirilme imkanı bulunmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı, Camiler ve Din Görevlileri Haftasının bu yılki konusunu “Cami ve İlim” olarak belirlemiştir.

İslam kültür ve medeniyetinde camiler ve mescitler, Hz. Peygamber (s.a.s.) zamanından günümüze kadar hayatın, yaşamın merkezi olmuştur. Camiler ve mescitler diğer toplumsal fonksiyonlarının yanı sıra asrısaadetten günümüze kadar birer eğitim ve öğretim kurumu olma özelliğini de sürdürmektedir.

Mescid-i Nebi’nin hemen arka duvarında bulunan ve genç sahabilerin İslam’ı öğrenmek ve barınmak için kaldıkları “Suffe”, cami ve ilim faaliyetlerinin aynı fiziki mekanda icra edildikleri ilk kurumsal örnek olarak karşımıza çıkmaktadır.

İslam medeniyetinin inşa etmiş olduğu şehirlerin çekirdeğini camilerin oluşturduğu görülmektedir. İslam kültür ve medeniyetinde, bir yerleşim yeri belirlendikten sonra ilk olarak cami inşa edilmiş ve toplumun ihtiyaç duyacağı diğer meskenlerin konumları buna göre belirlenmiştir. Bu yaklaşımın temelini Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Mescid-i Nebevi’yi inşa etmesi oluşturmaktadır. Daha sonra Müslümanlar aynı anlayışı günümüze kadar devam ettirmişlerdir.

Camilerimizde günümüze kadar hutbe ve vaazların dışında ilmî bir faaliyet olarak hemen hemen bütün ilimlerin okutulduğu anlaşılmaktadır. Tarihe bakıldığında, Camilerde Kur’an, dil (nahiv, sarf ve belağat), tefsir, hadis, fıkıh ve kelam ilimlerinin yanı sıra tıp, tarih, astronomi gibi ilimlerin de okutulduğu anlaşılmaktadır.

Fatih Sultan Mehmet Han, Ayasofya’yı camiye çevirince ilk iş olarak yanına bir medrese inşa ettirmiştir. Daha sonra cami çevresine aşevleri, sıbyan mektepleri, dünyanın en nadide yazma eserlerinin yer aldığı kütüphaneler, çeşmeler, sebiller, türbeler, hamamlar vs. inşa edilerek önceden sadece bir kilise olan yapı Osmanlı döneminde hayatın kaynağı hâline getirilmiştir. (Bkz. Semavi Eyice, “Ayasofya”, DİA, İstanbul, 1991, IV, 206-210.)

Böylece camiler asrısaadetten itibaren birer yaşam alanı hâline getirilerek İslam’ın nesiller boyu uygulamalı olarak aktarımı görevini de yerine getirmiş, sürekli eğitim merkezleri olarak toplumların devamlılığını sağlama konusunda hayati fonksiyonlar icra etmiştir. Bugün bizlere düşen en önemli görev camiyi yeniden hayatımızın merkezine taşımak olmalıdır.

Ecdadımızın uyguladığı gibi günümüzde de camilerimiz, ilmi müzakerelerin yapıldığı mekanlara dönüştürülmelidir. Camilerin manevi atmosferinden millet olarak istifade edilmelidir. Camilerin hayatın merkezi olabilmesi için Kur’an ve Sünnet’in camiye yüklediği fonksiyonları icra edecek mimari yapıya uygun şekilde inşa edilmesi gerekir. Bu itibarla; Ana ibadet mekânlarının yanında; erkekler, kadınlar, engelliler, çocuklar, yaşlılar, gençler dikkate alınarak aile ve dini rehberlik merkezi, gençlik merkezi, aş evleri, kitap-kahve, öğrenci çalışma merkezi ve barınma evleri, kreş vb. işlevleri düşünülerek hayatın merkezi haline getirilen Cami modelleri, ortaya konmalıdır. Hiç şüphesiz başta mimarlarımız olmak üzere toplumun tüm kesimlerine sorumluluklar düşmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle başta cami ve din hizmetinde bulunup ahirete göç edenlere Allah’tan rahmet, emektar olanlara ve Cami hizmetlerinde emeği geçenlere uzun ömürler diliyorum. Cami ve din hizmeti omuzlarında olan tüm hocalarımıza başarılar dileyerek, Camiler ve Din Görevlileri haftalarını kutluyorum.” ifadelerine yer verdi.